Kale içi Yapılar

Alanya Kale içi Tarihi Yapılar

Alanya Kale içi Yapılar

Kızılkule

Kızılkule

Alanya İçkale

Alanya İçkale

Alanya Tersane

Alanya Tersane

Alanya Tersane

Alanya Tersane

Kule

Kule

Tophane & Kızılkule

Tophane & Kızılkule

Ehmedek

Ehmedek

Tersane Girişi

Tersane Girişi

Ehmedek Girişi

Ehmedek Girişi

Tersane

Tersane

Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi

Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii

Sitti Zeynep Türbesi

Sitti Zeynep Türbesi

HAGİOS CONSTANTİNOUS VE MİKAİL ARCHANGELOS KİLİSELERİ

HAGİOS CONSTANTİNOUS VE MİKAİL ARCHANGELOS KİLİSELERİ

Emir Bedrüddin (Andızlı) Camii

Emir Bedrüddin (Andızlı) Camii

Alanya-aya-yorgi-kilisesi01
Alanya-aya-yorgi-kilisesi
Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi

Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi

Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image... Loading image...

 

KIZIL KULE

Kızılkule 01Kentin liman kısmına egemen olan bu sağlam kuleye adını, koyu kırmızı renkli taşlar verir. Klikia’lı korsanlardan kalma eski bir kale kalıntısının yerine 1226 yılında Alaaddin Keykubat döneminde yaptırılmıştır.

Kule ; konumu, planı, yapı tekniği ve kitabeleri ile Anadolu yapı sanatının eşsiz bir örneğidir. Üç adet kitabesi bulunan kulenin kapı yazıtında Sinop Kalesini de yapan Halepli Ebu Ali Reha El Kettani’ nin eseri olduğu yazmaktadır.

Diğer iki kitabede Alaaddin Keykubat’a methiyeler bulunmaktadır. Sekizgen planlı kulenin her duvarı 12,5 m. genişliğinde ve yüksekliği 33 m.dir.

Kızılkule 02İki açık, üç kapalı toplam beş kattan oluşan kuleye çok geniş ve çok yüksek olan 85 basamakla çıkılır.

Tersanenin bekçisi olan kule 1951–1953 yılları arasında köklü bir restorasyon yapılarak etnografya müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Üç ayrı kuleyi ve üst kaleyi çevreleyen uzun bir duvarla bağlanır. Kule bir benzerinin bulunmaması ve limandaki heybetli görüntüsü ile Alanya’nın sembolü olmuştur.


tersane05SELÇUKLU TERSANESİ


Sultan Alaaddin Keykubat’ın Alaiye’yi almasından sonra Akdeniz’de ticaret yapan esnafı ve sahil kesimini korumak için düşündüğü Akdeniz Filosunu oluşturmak amacıyla 1228 yılında yaptırılmıştır.

Kızıl Kulenin güneyinde deniz kıyısında beş gözlü olarak inşa edilen ve günümüze ulaşan yegâne Selçuklu Tersanesidir.

tersane0256.5 metre uzunluğu ve 44 metre derinliğinde üzeri tonozlarla örtülü olan tersanenin her gözü 7,7 metre genişliğinde 42,3 metre boyundadır.

Duvarları kesme taştan, kemer ve kubbeleri tuğladan yapılan tersanenin tavanlarında ışık almasını sağlayan pencereler mevcuttur.

Sol tarafında bir mescit, sağ tarafında muhafız odası olan tersanenin 3. gözünün arkasında da bir su kaynağı vardır.

Sekiz asırdır hala sağlamlığını koruyan tersane Kızılkule’nin yanında Alanya’nın simgesi olarak yer almaktadır.


Tophane

tophane01Tersanenin bitişiğinde denizden 10 metre yüksekliğinde bir kayaya tersaneyi korumak amacıyla yapılan Tophane vardır.

1227 yılında kesme taştan inşa edilen üç katlı ve dikdörtgen planlı yapıda aynı zamanda savaş gemsileri için top döküldüğü bilinmektedir.

Tersane ve Tophanenin Kültür Bakanlığı ve Alanya Belediyesi tarafından bir Denizcilik Müzesine dönüştürülmesi için çalışmalar sürmektedir.


Ehmedek

alanya-kale06Kalenin kuzey yamacında Bizans döneminden kalan küçük kalenin yerine Selçuklu döneminde “orta kale” olarak yeniden inşa edilmiştir.

Giriş kapısındaki kitabeden 1227 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası “Ehmedek”ten aldığı sanılmaktadır. Üçer kuleli iki bölümünden oluşan orta kale, kara saldırılarına karşı stratejik bir yerde ve aynı zamanda sultanın sarayının bulunduğu iç kaleyi de koruyacak konumdadır.

Kulelerin günümüze kadar gelen duvarları Bizans döneminde kayalardan yontularak yapılmıştır. Orta kalenin içindeki üç sarnıç günümüzde de kullanılmaktadır. Kale duvarlarında Selçuklu döneminden kalma gemi resimleri vardır.


Aya Yorgi Kilisesi :

Alanya-aya-yorgi-kilisesi İç kalede yer almaktadır. Aya Yorgi (Hagios Georgios) olarak bilinen MS. 6. yüzyılda yapıldığı sanılan Bizans devrine ait küçük bir kilisedir.

Dini önemi artınca zaman içinde piskoposluk haline getirilmiştir. Selçuklulara ait olmayan kaledeki tek eser ve Alanya’nın Türk-İslam dönemi öncesinden günümüze ulaşabilen ender bir yapıdır.

Ana özelliğini koruyan kilisenin içinde yer yer tahrip edilmiş veya sökülüp atılmış fresk izlerine rastlanmaktadır. Kale ile birlikte bir bütün olarak koruma altına alınmıştır .


HAGİOS CONSTANTİNOUS VE MİKAİL ARCHANGELOS KİLİSELERİ

HAGİOS CONSTANTİNOUS

VE

MİKAİL ARCHANGELOS KİLİSELERİ 

Tophane mahallesinde bulunan 18-19yy. ait kiliselerdir.

.


Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi :

Akşabe Sultan Mescidi ve TürbesiKale Cami’ nin biraz ilerisinde bulunan bu mescit 1230 yılında Akşabe Sultan için yaptırılmış olup güzel bir mimarisi vardır.

Eskiden kalabilen kısımlarından apsisinin çinili olduğu anlaşılmaktadır. Yakın zamanda onarılan mescidin dışı kesme taştan yapılmıştır.

İçi ve kubbesi tuğla ile örülmüştür. İki odadan oluşan yapının bir odası mescit diğer odası Akşabe Sultanın mezarının bulunduğu türbedir.

Ayrıca türbede 3 tane mezar daha vardır.

Akşabe Sultan Mescidi ve Türbesi01Mescidin bir kaç metre ilerisinde moloz taş kaideli silindirik tuğla gövdeli minaresi bulunmaktadır.


Süleymaniye Camii :

Süleymaniye Camii 02Kale Cami, Alaaddin Cami adları ile anılan eserin 1231 yılında Sultan Alaaddin tarafından yaptırıldığı, sonra harap olduğu bazı kayıtlarda geçmektedir.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1530–1566 yılları arasında yenilenen moloz taş duvarlı, kubbe kasnağının yapısında kesme taşların kullanıldığı, iç mekânı sekizgen kubbe kasnağı üzerine oturan bir camidir.

Süleymaniye Camii 01Son cemaat yerini tuğladan yapılma dört sütun üstüne dayanan üç kubbe örter.

Ortadaki iki sütun arasına bir duvar örülmüş üstüne zambak resmiyle süslenmiş bir taş oturtulmuştur.  Kubbenin askılık vazifesi gören kısmına akustiği sağlamak için 15 küçük küpçük konmuştur.

Caminin kapı ve 14 adet pencere kapakları Osmanlı dönemi oyma işçiliğinin en güzel örneklerindendir .


Emir Bedrüddin (Andızlı) Camii :

Emir Bedrüddin (Andızlı) CamiiGünümüzde kullanılan adını hemen yanında bulunan andız ağacından alan bu camii 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır.

Hemen bitişiğinde kendisine has mimarisiyle yapılmış çok yüksek olmayan minaresi yer alır. İlçenin Tophane Mahallesinde bulunan bu camiye Kızılkule yanından aşağı kapı yoluyla ulaşılması mümkündür.

Gerek tarihi değeri itibarı ile gerekse minberinin oymacılık sanatının en güzel örneği olması itibarı ile ilçede Selçuklulara ait birçok özelliği birden taşıyan en eski camilerden birisidir.


Alaaddin Keykubat Sarayı :

İç kalenin en yüksek yerinde kurulmuş olan sarayın sadece kalıntıları mevcuttur. Bu kalıntılardan sarayın çinilerle kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Hakkında fazla bir bilgiye rastlanamamıştır. Sarayın hemen yanında askerlerin kışla olarak kullandığı sanılan bir yapı belirlenmiştir.


Selçuklu Hamamı : Alaaddin Keykubat tarafından yaptırıldığı sanılan, iç kalenin doğusundaki burçların yanında, kırmızı tuğla ve harçla yapılan tek kubbeli ve sekiz yüzlü bir yapıya sahip olan bir Selçuklu hamamıdır. Şimdi çökmüş olan 5 metre çapındaki kubbesi ile tonozla örtülü küçük bir odası olduğu anlaşılmaktadır. Külhanı iç kale tarafında yer almaktadır. Suyu iç kaledeki büyük sarnıçtan künkler ile getirildiği anlaşılan hamam Selçukluların temizliğe ve sağlığa verdiği önemin bir abidesidir .


Bedesten ve Arasta : Kale Caminin güneybatısında yer alan Arasta’nın han olduğuna dair iddialar vardır. Arastanın hemen yanında bulunan 13 metre genişliğinde 35 metre uzunluğunda bir avluya bakan muntazam olmayan dik dörtgen bir plan üzerine oturtulmuş 26 odası ile bedesten olarak bilinen hanın ise çarşı olabileceği öne sürülmektedir. Her iki eserinde 14–15. yüzyıllarda Karamanoğulları tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Bu bedestenin çarşı olabileceği gibi kalenin malzeme deposu olabileceği de ileri sürülmektedir.


Sarnıçlar : Evliya Çelebi Seyahatnamesinde sarnıçlar şehri olarak adı geçen Alanya’da kale ve çevresinde yaşayan halkın su ihtiyacının karşılanması için kale içinde irili ufaklı 420 sarnıcın yaptırıldığı tespit edilmiştir. Bu sarnıçlar içinde en önemlisi Akşabe Sultan Mescidi ile Bedesten arasında 22,5 metre boy ve 13 metre genişliğindeki Mecduddin Sarnıcıdır. Bu Selçuklu Türklerinin mimari yanında alt yapıya verdikleri önemin en güzel örneklerinden birisidir .


Deniz Feneri : 1720 yılında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından kalenin güney ucunda, denize dik inen yamaç üzerindeki surların bulunduğu yerde yaptırılan fener bugün de hala iki binasıyla görevini yerine getirmektedir.


Sitti Zeynep Türbesi :

Sitti Zeynep Türbesi01Damlataş mağarası yolundan kaleye gidilen yol üzerinde bulunan bu Türbenin ne zaman yapıldığı ve Sitti Zeynep hakkında kesin bir bilgi mevcut değildir.

Selçuklu döneminden kaldığı sanılmaktadır. Kanuni döneminden kalma vakıf kayıtlarında adı geçmektedir.

Ankara’da Kuyud-u Kadime Arşivinde 172 nolu kayıtlı Kanuni Devrine ait İlyazı defterinde ve İstanbul Başbakanlık Arşivi 166 nolu vakıf İcmal Defterinde Vakf-ı Sitti Zeynep bin’t Zeynülabidin olarak geçmektedir.

Bir Eren olduğu sanılan Sitti Zeynep’in Türbesi Alanya ve çevreden gelen kişiler tarafından ziyaret edilmektedir.


Adam Atacağı : Kalenin kuzeydoğusunda 250 metrelik uçurumun üstünde 15 metre derinlikte bir zindanın bulunduğu yerdir. Bölgede anlatılan bir rivayete göre “Bizans devrinde iki suçlunun burada güreştirilip, mağlup olanın hasmı tarafından denize atıldığı, yenen suçlunun ise buradaki zindandan bir süre sonra çıkarılarak son bir şans tanındığı, eline verilen üç taştan birini denize düşürmesi halinde af edildiği, beceremez ise çuvala konup kayalıklara veya mancınık ile denize atıldığı” yerdir. Atılan taşın hava akımı ve yer çekimi nedeniyle denize düşürülmesinin çok zor olduğu bir yerde, günümüzde bu rivayetten kaynaklanan dilek tutarak taş atma geleneği yabancı ve yerli turistler tarafından sürdürülmektedir.


Kaynakça : Antalya Valiliği Turizm Envanteri 2003


Alanya’nın bu tarihi güzelliklerini görmeye geldiğinizde konaklama ihtiyacınız için 3 yıldız standartına yakın hizmet üreten Alanya’nın tam merkezinde konumlanmış, temiz oda, iyi kahvaltı, kaliteli hizmet anlayışını benimsemiş bir otel olan Güler Otel’ de sizleri misafir olarak ağırlamak isteriz.

Güler Otel, Alanya otelleri arasında uygun oteller arasında yer alan, Alanya Şehir fırsatları nezdinde değerlendirilen bir şehir oteli konumundadır. İş seyahati, iş gezisi için Alanya’ ya gelenlerin de yoğunlukla tercih ettiği bir otel konumundadır.

Alanya tatil, uygun tatil, Alanya ucuz otel, fırsat oteller kavramlarının ortasında yer alan Güler Otel’de sizleri misafir etmekten memnuniyet duyarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir